7 Mart 2011 Pazartesi

Mutu Böyle İstedi: Fiorentina 3 Catania 0

. 7 Mart 2011 Pazartesi
0 yorum





  Son 4 haftadır kazanamıyorduk, son iki haftada da berbat futbol, kısır maçlarla 1'er puan toplayabilmiştik. Özellikle geçen hafta ki Bari maçını kazanamamak büyük bir hayal kırıklığı oluşturnuştu. Avrupa ligine gitmek mucizelere kalmıştı. Hala uzak bir ihtimal olsa da Fiorentina bunun peşinden koşacaktır.


  Maça gelirsek özellikle Mutu'ya ayrı bir parantez açmak lazım. Uzun süreden sonra bu kadar ofansı düşünüp, hırsla saldırdığını gördüm. 2 gol attı ve 3.golde de katkısı çok büyük. Sadece Mutu değil elbette, Montolivo ve Gilardino ile güzel bir hücum hattı oluştu bu maçta.


  20. dakika da kullanılan kornerde Gilardino ön direkte topu kafayla arkaya aşırttı ve Mutu'ya sadece dokunmak kaldı. Golün ardından baskıyı devam ettirdik ve 24. dakika da ceza sahası ön yayında topla buluşan Mutu düzgün bir vuruşla ağları tekrar havalandırdı. 2-0'dan sonra Maxi Lopez'le farkı indirmeye çalıştı Catania, ama Fiorentina ipleri tekrar eline aldı son yarım saatte. Ceza sahasına mükemmel bir ara pası bırakan Mutu, tek topla Gilardino'yu gören Montolivo, ve boş kaleye topu yuvarlayarak 3. golü getiren Gilardino...


  Bu galibiyetle puanımızı 37'ye yükselttik ve 10. sıradayız. Önümüzde Chievo deplasmanı var ve bu umut veren futbolla kazanacağımızı düşünüyorum, umarım haklı çıkarım.

Klik disini untuk melanjutkan »»

1 Mart 2011 Salı

Neredesin Jo-Jo?

. 1 Mart 2011 Salı
0 yorum



  Partizan'dan 8 milyon euro'ya transfer edildiğinde beklentiler gerçekten büyüktü. Avrupanın merakla gelişimini bekledği Stevan Jovetic bütün futbol severleri heyecanlandırıyordu çünkü. Üstün oyun zekası, dripling yeteneği, hızı ve kıvır kıvır saçları... O da beklentileri boşa çıkarmamış ilk sezonunda dahi güzel bir performans ortaya koymuştu.


  Ama makus talih yine ağlarını örmüş, 2010-2011 sezonu hazırlık kampında Jovetic sağ dizinden sakatlanmış ve sahalardan 7 ay uzak kalacağı açıklanmıştı. Şüphesiz ki bu tüm futbol severleri üzse de bizleri, mor menekşeleri daha derinden etkilemişti. Heyecanla Jovetic'in takımı nerelere götürebileceğini beklerken, kuşkusuz  bu soğuk duş etkisi yaratmıştı. Şu bir gerçek ki Jovetic sakatlanmamış olsaydı şu anki halimizden kat ve kat daha iyi bir durumdaydık.


  Geçtiğimiz şubat ayı müjdeli haber gelmişti sonunda, Jovetic Artemio Franchi'de antremanlara çıkmaya başlamıştı. Ama hala ses seda yok. Belki bu sezon için artık çok geç ama, umarım Jovetic ayrılmak istemez yahut yönetim bir kazmalık yapmaz. Ki Jovetic bir çok açıklamasında Fiorentina'dan ayrılmak istemediğini belirtmişti. Yine de sakatlığının etksini üzerinden atması için son maçlarda Artemio Franchi'de taraftarının önüne çıkacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum.

Klik disini untuk melanjutkan »»

28 Şubat 2011 Pazartesi

Yine, Yeni, Yeniden...

. 28 Şubat 2011 Pazartesi
0 yorum


 

  Son posting 2009'u gösteriyor. O tarihten bu yana çok şey değişti. Hem bizim hayatlarımız hem de futbol adına. Ronaldo futbolu bıtaktı bir kere geçtiğimiz haftalarda, veda konuşması hafiften doldurdu gözleri.

 

  Canım Pazzini'm Inter'in yolunu tuttu. Hayvan bir performans gösteriyor şu an. Bir taraftan diyorum ki iyi ki gitmiş lan, yoksa Fiorentina'da kalsa Gilardino'nun bokuna ilerleyen yaşıyla iyice körelebilirdi. Ama o yapması gerekeni yaptı. Şu an bizler bir taraftan mutluyuz, bir taraftan da şu performansı mor forma altında göremediğimiz için üzgünüz.

 

  Fiorentina için ise işler yolunda değil. Şu an ligde 12. sırada bulunuyoruz ki son haftada Bari gibi bir deplasmandan 1 puanla dönmüş olmak iyice üzdü beni. Gerçi sık sık maçlarını takip edemiyordum, bloğa yazmayışım da bu yüzdendir. Ama artık, yine çok sık olmasa da ufak aralıklarla yazmaya çalışacağım. Daha dil bilgisne hakim, daha keskin görüşlerle.

 

  Bu arada son haftalarda serie a'dan deli para kaldırır oldum iddaa'dan. Bu yüzden her hafta da bir kupon yayımlamayı düşünüyorum, takipte olun. 

Klik disini untuk melanjutkan »»

1 Eylül 2009 Salı

De Costa ve Savio Takası Gerçekleşti

. 1 Eylül 2009 Salı
0 yorum


 Defansa Natali'ninde gelmesiyle ilk 18 e bile girmesi imkansız olan De Costa'yı, Fiorentina West Ham'dan Savio Nsereko'yu takas ederek kullandı. Savio'nunda Fiorentina'nın futboluna şu an için bir şey katması tabi ki beklenemez ama en azından geleceği parlak bir oyuncuyu transfer etmiş olduk. De Costa'da o ışık yok olmuştu artık. Belki ilerde Fiorentina ortasahasının vazgeçilmezlerinden biri olur Savio. Bunu zaman gösterecek.

Klik disini untuk melanjutkan »»

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Kuzmanovic Stuttgart'da

. 31 Ağustos 2009 Pazartesi
1 yorum


 Palermo maçı sonrası basın toplantısında Prandelli Kuzmanovic'in ayrılmak istediğini ve Stuttgart'ın teklif getirdiğini belirtmişti ki bugün resmi haber geldi. Kuzmanovic 8 milyon euro karşılığında resmen Stuttgart'a transfer oldu. Gitmesine üzüldüğüm bir oyuncu Kuzmanovic.  

    

 İlerde Jovetic ve Kuzmanovic ikilisinden çok büyük işler bekliyordum Fiorentina adına. Şüphesiz ki Kuzamanovic çok yetenekli bir ortasaha ve Stuttgart gerçekten çok güzel bir transfer yaptı. İnsan kendini Tabata'ya verene kadar o parayı Kuzmanovic'i alsaydı ya Beşiktaş demeden edemiyor. Ama sanırım hem Denizli'nin kafasındaki profile tam oturmazdı Kuzmanovic, hemde Beşiktaş'a gelip harcanmasını ben istemezdim. Umarım Stuttgart'da yolu daha açık olur.

Klik disini untuk melanjutkan »»

Fiorentina 1 0 Palermo

.
1 yorum


 Kalecilerin damga vurduğu maç diyebiliriz bu maç için. Bir tarafta Frey, diğer yanda Rubinho. Maç ilk dakikalardan itibaren hızlı başladı. İlk yarı boyunca bariz üstün taraftık. daha ilk dakikalarda sanırım Zanetti'ydi pası atan, müthiş ara pasla buluşan Jovetic topa mükemmel vurdu, son anda Rubinho topu çeldi fakat top Gilardno'nun önünde kaldı. Kocaman boş bir kale ve ayağında topla Gilardino... Topa dokunması yetecekken, o topu ayağına dolaştırdı ve mutlak golü heba etti, bir an gözlerimin önüne Guiza gelmedi desem yalan olur.

   

 Dakikar 29 u gösterdiğinde ceza sahası dışının çaprazından topla buluşan Comotto'nun rastgele kaleye şut niyetine gönderdiği topa ayağını uzatan Jovetic Fiorentinamızı 1-0 öne geçiriyordu. Maçın başından beri müthiş istekli gözüken Jovetic ilk yarıdaki bu güzel oyununu golle süslemiş oldu.

   

 İkinci yarıda ise iki takımda karşılıklı tehlikeli ataklar geliştirdiler. Bu maçın daha farklı skorlalarla bitmesini iki kaleci engelledi. Frey ve Rubinho gerçekten iyi iş çıkardılar.

   

 Santana'yı geri kazanmak zorunda Prandelli, Marcihonni ilk 11 in değişmez oyuncusu olacak gibi. Zanetti gerçekten çok güzel bir oyun çıkarttı. Kroldrup  hiç güven vermedi. Genç Jovetic ise harikaydı bugün. Güzel oyununu da golle süslemeyi başardı. Gilardino yokları oynadı. Sanırım maç boyunca kaçırdığı pozisyonu süşündü. En azından genç Jovetic her maç oynamalı, rotasyon mutu ile gilardino arasında olmalı. Zira Bu Jovetic daha fazla maç tecrübesi kazandıkca dünyanın konuştuğu büyük bir yıldız olacak. Ancak şu aralar kendisi üzgün olmalı, en yakın arkadaşı ve vatandaşı olan Kuzmanovic takımdan ayrıldı. Umarım bu durum futbolunu fazla etkilemez.

   

 Ayrıca maçtan sonra Kuzmanovic'in Stuttgart'a gidebileceğini söylemişti Prandelli ve bugün o transfer resmiyet kazandı.

   

Frey (7)

Comotto(6)

Kroldrup(5.5)

Gamberrini(7)

Pasqualle(6)

Zanetti(7.5) - Montolivo

Donadel(6)

Vargas(6.5) - Jorgensen

Santana(5.5) - Marchionni 

Jovetic(8)

Gilardino(6)

Klik disini untuk melanjutkan »»

28 Ağustos 2009 Cuma

Bir Kura Çekimi Öyküsü(B ve E Grubu İncelemeleri)

. 28 Ağustos 2009 Cuma
0 yorum


 Ve o gün gelmişti. Kolay mı be, avrupaya aç bir Fiorentina ve artık star tv de, o müthiş atmosferin içerisinde izlemek istediğim Beşiktaş. Her şey tamamdı artık, kuralar çekilecek, gruplar oluşacak, fikstür belirlenecekti. Esasen pek fazla takmıyordum "lan Barcelona gelmesin iki takımımada, lan Real Madrid gelmesin" diye. Aksine gelsin istiyordum, ben inanıyorum ki Fiorentina'mda Beşiktaş'ımda ezilmeden mücadele edecekdi bu yıl. Ama yine de içimde bir heyecan meraktan kaynaklı. Birde Allah'dan Fiorentina ve Beşiktaş 3. torbada da aynı gruba düşmeyeceklerdi. Yoksa halim nice olurdu.

  

 Sonunda başlamıştı program. Monaco'da ki heyecan artık her futbolseverin damarlarındaydı. Kendimce tahminler yapıyordum. Ama ne zaman Beşiktaş'a gelse sıra hep ölüm grubu geçiyordu aklımdan, e ortada kuralarda ne kadar cenabet bir takım olduğumuz. Sonuçta 5. torbadan Totenham çekmiş takımız ahahahh. Neyse efendim bir yandan da Fiorentina için dularda bulunuyorum, ne olur gruptan çıkabileceğimiz bir grup, ne olur...

     


Free Image Hosting at www.ImageShack.us


 O da ne, bu hatun da nesi böyle. O an "-olum deftonic ne kurası ne futbolu ne güzellikler var bak lan şuna, çık dışarı bir tanede sen bul" diye şeytan vesvese verdi. Hadi lan ordan şeytan dedim, buda aşk lan" diye çemkirdim suratına. Anlamadı beni, çekti gitti. Ama gözümü de alamıyordum Melanie Winiger'dan. Sonra dedim bunlar burkine faso fiso işler, ben kuraya konsantre olayım  telepati felan. there is no spoon olayı, eheh.

  

 Neyse vesselam. İlk iki torbadan takımlar geldi. Sıra bizdeydi. g,h ve b grupları işte bu üçünden birine iki takımımda girsindi. Velhasıl Beşiktaş b grubuna düştü. Bir umut kapladı içimi, oha lan ilk kez bu kadar şanslı gidiyoruz, galatasaray'ın melekleri bize yardım ediyor olsa gerek diye düşündüm. Tüm bu düşünceler içersindeyken eleman Fiorentina'yı çekti e grubuna. Yuh lan dedim kafadan liverpool ve Lyon, Allah da sana çektirsin emi diye serzenişlerde bulundum kurayı çeken adama.

   

 İşte böyle karmaşık duygular içerisindeyken, Beşiktaş 2. torbadan cska yı çekmişken, 4.torbadan Wolsburg gelmesinmi. O an mavi ekrana bağladım. Hayır lan 8 de 1 ihtimal. Geri kalanı nane püsürük, arkadaş nasıl becerebildik. Hayır grup çokda kötü değil, cska yı büyük şansla 2. torbadan çekmişken, 4. torbadan Wolsburg'un gelmesine bu isyanım. Of lan, sıra Fiorentina'da idi Neyse ki Wolsburg çekilmişti, tek tesellim bu idi. Daha da kim gelirse gelsindi. Ve Debrecen geldi.

   

 Şimdi bakıyorum gruplara. B yi ele alalım. Defansif yönü oturmuş Beşiktaş Tabata'yıda renklerine katmışken büyük işler başarabilir bu sezon o grupta. Liverpool maçını hatırlıyorum İnönü'de ki. Yine o atmosfer yine bi galibiyet neden olmasın, neden İnönü'nün çimlerine gömemiyelim Manchester United'ı.  Çok da olası değil mi cska yı şamar oğlanı etmemiz iki maçtada. Hadi İngiltere ve Almanya da maçları kaybettik, burda alacağımız 3 er puan yeter de artar be, 2. olabiliriz be.

   

 Ve gelelim Fiorentina'mıza, e grubuna. Lyon'da Benzema ayrıldı ama Lisandro geldi. Bence Benzema dan daha iyi bi oyuncu. Ve bu sezon geçenki sezona göre toplu duruyorlar. Ama hala tam ayar tutturabilmiş değiller. Dileğimiz bunun bi 2 ay civarı daha sürmesi. Liverpool bildiğimiz Liverpool. Debrecen ise bu gruba 6 şar puan dağıtacak bi takım görüntüsünde ama inşallah Liverpool ve Lyon'a sürprizler yapar. Liverpool 1. liği kesinlemiş gibi gözüküyor. İkincilik için Lyon ve Fiorentina eşit uzaklıkta. Futbolda şansada ihtiyaç var ve umarım şans bizden yana olur,amin.

Klik disini untuk melanjutkan »»
 
Namablogkamu is proudly powered by Blogger.com | Template by o-om.com